Milliyetçi Hareket Partisi Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Rahman Demirtürk, Abdullah isimli genç ülkücünün öldürülmesine ilişkin davanın 7. duruşmasında verilen karar sonrası açıklamada bulundu.
Demirtürk, 26 Ağustos 2024 gecesi yaşanan olayın yalnızca bir aileyi değil, tüm Kdz. Ereğli’yi ve ülkücü camiayı derinden yaraladığını belirterek, sanığın “nitelikli kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığını ifade etti. Sanığın ayrıca “silahla kasten yaralama” suçundan ek ceza aldığını kaydeden Demirtürk, mahkeme heyetine yönelik hakaretleri nedeniyle de ilave cezai işlemler uygulanmasını beklediklerini söyledi.
Açıklamasında verilen hiçbir cezanın yaşanan acıyı dindirmeyeceğini vurgulayan Demirtürk, devletin adalet mekanizmasının işlemesinin tek teselli kaynağı olduğunu belirtti. Uyuşturucunun gençliği hedef alan büyük bir tehdit olduğuna dikkat çeken Demirtürk, “Uyuşturucu insanlığın düşmanıdır. Aileleri dağıtan, ocakları söndüren ve gençliği çürüten bir ihanettir” ifadelerini kullandı.
Uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin değil toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Demirtürk; ailelere, eğitim camiasına, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine ve basın mensuplarına daha duyarlı olunması çağrısında bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Rahman DEMİRTÜRK, açıklamasında şunları söyledi;
‘Bugün bir kez daha haykırıyoruz:
Uyuşturucu insanlığın düşmanıdır.
Uyuşturucu; aileleri dağıtan, ocakları söndüren, gençliği çürüten bir ihanettir.
Bu zehri üretenlere, taşıyanlara, satanlara, gençlerimizi alıştıranlara ve göz yuman kim varsa hepsine lanet olsun. Çünkü bir milletin geleceğini yıkmanın yolu önce gençliğini zehirlemekten geçer. Türk milleti buna asla teslim olmayacaktır.
Yine bu vesileyle, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası için gece gündüz görev yapan tüm kolluk kuvvetlerimize güvenimizi ifade ediyor; kötülüğe, suça ve zehir tacirlerine karşı verdikleri mücadelede muvaffakiyetler diliyoruz. Türk devletinin adaletine olan inancımız tamdır. Devletimiz var oldukça, milletimizin vicdanını yaralayan hiçbir suç cezasız kalmayacaktır.
Bunun yanında toplum olarak da topyekûn bir mücadele anlayışını benimsemek zorundayız. Gençlerimizin hayatlarını karartan her türlü kötülüğe karşı ailelerimizin, eğitim camiasının, sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin, basın mensuplarının ve yetki sahibi herkesin daha dikkatli, daha hassas ve daha kararlı bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Çünkü bu mücadele yalnızca emniyet güçlerinin değil; milletini seven herkesin ortak sorumluluğudur.
Merhum Abdullah evladımızın acısı yalnızca ailesinin değil; ülkücü camianın, Kdz. Ereğli’nin ve vicdan sahibi herkesin yüreğinde bir ömür yaşayacaktır.
Bu vesileyle Merhum Abdullah kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; başta kıymetli babası Resul kardeşimiz olmak üzere muhterem annesine, ailesine ve tüm ülkücü camiamıza bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyorum.’






















